


Tahta kurusu, bilimsel adıyla Cimex lectularius, insan ve diğer sıcak kanlı canlıların kanıyla beslenen, dış parazit (ektoparazit) sınıfına giren bir böcek türüdür. Halk arasında en çok yatak, baza ve mobilya çevresinde görülmesi nedeniyle “yatak böceği” olarak da adlandırılır. Tahta kurusu, kan emmeden yaşamını sürdüremeyen ve tamamen bu beslenme biçimine bağımlı bir canlıdır.
Fiziksel yapısı, yaşadığı ortama uyum sağlayacak şekilde evrimleşmiştir. Yetişkin bir tahta kurusu ortalama 4 ila 7 milimetre uzunluğundadır. Gövdesi yassı ve oval yapıdadır. Bu yassı form, en önemli avantajlarından biridir çünkü bu sayede milimetreden daha dar çatlaklara, duvar boşluklarına, parke aralarına ve mobilya birleşim noktalarına rahatlıkla gizlenebilir. Açken rengi açık kahverengi tonlarında olurken, kan emdikten sonra vücudu şişer ve rengi koyulaşarak kırmızımsı kahverengiye döner. Kanatları bulunmaz, dolayısıyla uçamaz veya zıplayamaz. Ancak oldukça hızlı yürüyebilir ve kısa sürede saklanacak uygun bir alan bulabilir.
Tahta kurusunun kökeni oldukça eskidir. Cimicidae familyasının yaklaşık 100 milyon yıl öncesine kadar uzandığı düşünülmektedir. İlk dönemlerde yarasa ve kuşlarla birlikte yaşayan bu parazitler, insanların kapalı alanlarda yaşamaya başlamasıyla birlikte yeni bir konak bulmuş ve zamanla insan yaşamına uyum sağlamıştır. Bugün modern şehirlerde, apartmanlarda, otellerde ve hatta çok temiz evlerde bile görülebilmesi, bu canlıların hayatta kalma ve uyum sağlama yeteneklerinin ne kadar gelişmiş olduğunu göstermektedir.
Tahta kurusu yalnızca kanla beslenen zorunlu hematofag bir parazittir. Beslenme davranışı büyük ölçüde gece saatlerinde gerçekleşir. Bunun temel nedeni, konak olarak seçtiği insanın uyku halinde olması ve hareketsiz kalmasıdır. Tahta kurusu, insan vücuduna yaklaştığında özel olarak gelişmiş sokucu-emici ağız yapısı (proboscis) ile deriyi deler ve kılcal damarlara ulaşarak kan emer. Bu sırada salgıladığı anestezik ve antikoagülan özellikli tükürük salgısı sayesinde, çoğu kişi ısırıldığını o anda fark etmez. Beslenme süreci genellikle 3–10 dakika sürer ve doyuma ulaşan birey saklandığı alana geri çekilir.
Tahta kuruları fotofobik (ışıktan kaçınan) canlılardır ve günün büyük bölümünü dar, karanlık ve korunaklı alanlarda gizlenerek geçirir. Saklandıkları yerler genellikle insanlara çok yakın alanlardır; bunun nedeni düzenli kan kaynağına erişimi kolaylaştırmaktır. Yatak dikişleri, baza içi, yatak başlığı arkası, duvar ve süpürgelik çatlakları, priz boşlukları, parke araları, mobilya birleşim noktaları ve tekstil yüzeyleri en sık tercih edilen alanlardır. Koloni halinde yaşama eğilimindedirler ve saklandıkları bölgelerde dışkı lekeleri, kabuk kalıntıları ve yumurtalar görülebilir.
Yaşam döngüsü yumurta, nimf ve ergin (yetişkin) olmak üzere üç temel evreden oluşur. Dişi birey uygun sıcaklık ve besin koşullarında günde birden fazla yumurta bırakabilir ve yaşamı boyunca yüzlerce yumurta üretebilir. Yumurtalar uygun ortamda yaklaşık 6–10 gün içinde açılır. Yumurtadan çıkan nimfler beş gelişim evresi geçirir ve her evreden bir sonrakine geçebilmek için en az bir kez kan emmek zorundadır. Yeterli beslenme sağlandığında gelişim süreci birkaç hafta içinde tamamlanabilir; ancak çevresel koşullar yetersizse bu süre uzayabilir.
Tahta kurusunun en dikkat çekici biyolojik özelliklerinden biri, uzun süre beslenmeden hayatta kalabilmesidir. Uygun sıcaklık ve nem koşullarında aylarca, bazı durumlarda bir yılı aşan sürelerde aç kalabilir. Bu süreçte metabolizma hızını düşürerek enerji tüketimini minimize eder. Bu dayanıklılık, kullanılmayan alanlarda dahi popülasyonun varlığını sürdürmesine ve yeniden aktif hale gelmesine olanak tanır.
Ayrıca tahta kuruları yüksek adaptasyon yeteneğine sahiptir. Pasif taşınma yoluyla (valiz, kıyafet, ikinci el eşya, mobilya vb.) kolayca farklı mekânlara yayılabilirler. Bu özellik, konutlar, oteller, yurtlar ve toplu yaşam alanlarında hızlı yayılım riskini artırmaktadır.
Tahta kurusu ile mücadele, sistemli ve çok aşamalı bir süreçtir. Bu zararlı türü (Cimex lectularius), dar alanlara gizlenme yeteneği ve uzun süre aç kalabilmesi nedeniyle yüzeysel uygulamalarla tamamen ortadan kaldırılamaz. Bu nedenle sektörde Entegre Zararlı Yönetimi (Integrated Pest Management – IPM) yaklaşımı önerilmektedir. Bu yaklaşım; fiziksel, kimyasal ve ısıl yöntemlerin birlikte ve planlı şekilde uygulanmasını içerir.
Yatak tekstilleri, perde, kıyafet ve çıkarılabilir kumaş ürünler en az 60°C ve üzeri sıcaklıkta yıkanmalı, mümkünse yüksek ısıda kurutulmalıdır. Yüksek sıcaklık hem ergin bireyleri hem de yumurtaları öldürmede etkilidir.
Vakumlama (Endüstriyel Süpürme):HEPA filtreli elektrik süpürgesi ile yatak dikişleri, baza içleri, süpürgelikler ve mobilya birleşim noktaları detaylı şekilde temizlenmelidir. İşlem sonrasında süpürge torbası ağzı kapatılarak ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
Tahta kurusu (Cimex lectularius), Cimicidae familyasına ait, insan ve sıcak kanlıların kanıyla beslenen zorunlu hematofag bir ektoparazittir.
Sektörde “kuru buhar yöntemi” olarak adlandırılan bu uygulama, yüksek sıcaklık ve düşük nem prensibine dayanır. Genellikle 120–180°C çıkış sıcaklığına sahip profesyonel buhar jeneratörleri kullanılır. Düşük nem oranı sayesinde yüzeyler ıslatılmadan işlem yapılabilir ve buhar, temas ettiği noktada tahta kurularının yumurta, nimf ve ergin bireylerini termal şok etkisiyle hızla öldürür.
Tahta kuruları özellikle yatak dikişleri, baza içleri, koltuk süngerleri, süpürgelik boşlukları ve duvar çatlakları gibi dar ve korunaklı alanlara gizlenir. Kuru buhar, yüksek ısının yanı sıra basınç etkisiyle bu dar alanlara nüfuz ederek ulaşılması zor bölgelerde etkili sonuç sağlar.